Mağaralar Şehri: Hasankeyf

/Mağaralar Şehri: Hasankeyf

Mağaralar Şehri: Hasankeyf

Bugün de Güneydoğu Anadolu bölgemizde Batman ilimizin tarihi ilçesi Hasankeyf’i gezeceğiz.
Hasankeyf’i de içine alan Dicle Vadisi, UNESCO’nun 10 adet Dünya Mirası kriterlerinden 9 tanesini kapsayan dünyadaki tek yerdir.

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri ve 10 bin yıllık tarihi olan Hasankeyf’i gezerken, Asur, Roma, Pers, Bizans ve Osmanlı gibi medeniyetlerin izlerini sürüyor, âdeta zaman makinesinde gibi hissediyorsunuz. Bu heyecan anlatılmaz ancak yaşanır sevgili okur, inanın bana.

Batman ilimize 37 km. uzaklıktaki Hasankeyf, Raman Dağları’nın güney eteklerinde, Dicle Nehri’nin iki yakasına kurulmuş.

Tarihte Hasankeyf, kayalara oyulmuş mağara şeklindeki binlerce konutu nedeniyle, “Mağaralar Şehri” olarak bilinir. Ancak, Mağaralar Şehri’nin kimler tarafından, ne zaman ve nasıl bir enerjiyle oyulduğu kesin olarak bilinmez. 

Hasankeyf’te, İpek Yolu’nun önemli bir ticarî yol olduğu 12. ve 13. yüzyıllardaki Artuklu ve Eyyubi medeniyetlerinden kalma, mezar, saray, cami, köprü gibi 3 binden fazla kalıntı görür, gözlerinize inanamazsınız.

Tarihi ve doğal güzellikleriyle önemli turizm merkezlerinden biri olan Hasankeyf’te; kalkerli yapısı nedeniyle kayalık tepelerde ve derin kanyonlarda, gerek doğanın gerekse insanların oluşturduğu ve sayısı binlerce olan “Hasankeyf Mağaraları”nı gezerken âdeta büyülenirsiniz.

Roma Dönemi’nden kalma Hasankeyf Kalesi’nin kuzey, batı, doğu ve orta kesimi yoğun bir yerleşmeye sahne olmuş. Arazinin eğimine göre kademeli bir yükseltide yer alan 2 bin kadar evin bulunduğu kale, dar sokakları, kuyuları ve sarnıçları ile tam bir Ortaçağ yerleşim merkezi olarak karşımıza dikiliverir.

Kuzeydoğu ucunda Büyük Saray ve halkın oturduğu evler, batı kesiminde sivil konutlar, güneyindeki eğimli arazide de mezarlık alanı, türbe ve Ulu Cami, doğusunda çok sayıda sivil yapılarda cami, mescit, medrese gibi dinî ve sosyal karakterli yapıları karşılar sizi.

İç kalede ise, günümüz izlerini görüp şaşkınlık içinde kalmak işten bile değildir. Ama, Hasankeyf halkının şimdiki yerleşim yerlerine 1970 yılında iç kaleyi terk ederek geçtiklerini öğrenince her gördüğünüz yapı size daha bir anlamlı gelir.

Eyyubiler’den kalma Kale Kapısı’ndaki doğal mağara, halk arasında “Yolgeçen Hanı” olarak anılır.
Ancak onun da hikayesini bir sonraki yazımda anlatayım sevgili okur. Beni özleyin…

hasankeyf4

By | 2016-10-24T02:34:41+00:00 Ekim 24th, 2016|Genel, Güneydoğu Anadolu, Yurtiçi|6 Comments
  • Özlem

    harika bir blog olmuş Bihter hanım, emeğinize kaleminize sağlık, başarılar diliyorum.

    • admin

      Teşekkürler

  • Özlem

    harika bir site olmuş Bihter hanım.. emeğinize, kaleminize sağlık, başarılar diliyorum..

  • Yasemin

    Hasankeyf’i sizin vesilenizle gezdim.

  • Neslihan

    Hasankeyfi bende görmek isterdim.

  • Serhat

    Mağaralarda nasıl güzel yaşamış insanlar.