Türkiye’nin kalbi: Anıtkabir

/Türkiye’nin kalbi: Anıtkabir

Türkiye’nin kalbi: Anıtkabir

Gece kendime bir sürpriz yaptım ve Ankara’ya bir bilet aldım. Sabah Ankara’da uyandım. Atatürk’üme gideceğim. Ve işte Tandoğan’dayım. Güzel bir kalabalıkla birlikte Atamıza gidiyoruz.

Resmi törenler yapılacağı için bizi Anıtkabir’e almadılar. Kapıda bekleyerek katıldık törene, içimizi acıtan siren çaldı, kalbimiz pır pır, hüzünle ve gururla huzura çıkmak için sabırla bekledik.

atam

Saat 9.30’u gösterdiğinde Anıtkabir ana kapısından giriş başladı. Müthiş bir kalabalıkla birlikte artık Anıtkabir’in içindeydik.

Anıtkabir’e daha önce de gitmiştim. Ama gününde orada olmak bir başka sevgili okur, tavsiye ederim. Hayatınızda bir kere de olsa yaşayın. Ancak o zaman beni anlayacaksınız.

Anıtkabir’i farklı görüyorum bugün. Anıtkabir’in aynı zamanda, on binlerce ağaçtan oluşan “Barış Parkı” olduğunu öğreniyorum.

Dünyanın en önemli kabri Anıtkabir, aslında kendini çepeçevre saran devasa bir ormanın ortasında yer alır.  Bu ormanı oluşturan ağaçların boylarının Anıtkabir’e yaklaştıkça giderek kısaldığını görüyor ve Anıt’ın heybetiyle adeta ürperiyorsunuz.

Aslanlı yola gelince, kendinizi özel bir koridorda gibi hissediyorsunuz. Orada yürürken, dış dünya ile bağlantınız kesiliyor, manevi bir hazırlık yürüyüşü yaparak, Atamızın huzuruna ulaşıyorsunuz tarifsiz duygular içinde…

atam3

Anıtkabir’i tasarlayanlar aslında Atatürk’ümün sadece bedenini orada toprağa vermek için bir mekan düşünmemişler. Atatürk’ümün fikirlerini orada yaşatmak için tasarlamışlar.

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” vizyonunu ilham olarak alan tasarımcılar, Anıtkabir’i çepeçevre sarmalayacak ormanı, Uluslararası Barış Parkı olarak oluşturmuşlar.

Yurtta Barış’ı temsilen Ankara, İstanbul, Eskişehir ve Samsun fidanlıklarında yetiştirilen on binlerce fidan dikilmiş. Dünyada Barış’ı temsilen de 24 ülkeye davette bulunulmuş.  ABD 501, Afganistan 32, Avusturya 55, Almanya 288, Belçika 127, Danimarka 20, Finlandiya 275, Fransa 80, Hindistan 289, Irak 20, İngiltere  250, İspanya 14, İsrail 30, İsveç 10, İtalya 40, Japonya 35, Kanada 30, Kıbrıs 5, Mısır 32, Norveç 12, Portekiz 100, Yugoslavya 291, Yunanistan 25 ağaç göndermiş. Ve o ciğerlerinizi huzurla doyasıya dolduran bu orman öyle oluşmuş.

Ormanın yeşiline ve huzuruna, Atatürk’ümün sevgisi eklenince, eşsiz bir kalabalıkla çok özel bir gün geçirmenin keyfiyle, gururla, onurla evime dönüyorum.

Artık eskisinden daha farklıyım. Çünkü, Atatürk’ümün huzurunda Anıtkabir’de olmak bana, ülkesini çok seven bir kadın olarak kendimi daha özgür ve umut dolu hissettiriyor.  Mücadele azmimi ve inancımı tazeliyor. Güç veriyor.

atam4

Atatürk’ümün sevgisi anlatılmaz sevgili okur asla anlatılmaz. Ancak ve ancak yürekten hissedilir.
Ben hislerimi sizinle paylaştım sevgili okur, ama gelin şimdi de dünyanın Atatürk’üme karşı hissettiklerine bakalım.

Bakın dünya nasıl anlatmış Atatürk’e olan hislerini: Yıl 1976, Unesco üyelerine bir öneriyle gelir. Öneri paketindeki tek cümle şudur: “Bugün Unesco’nun bütün önerilerinin isim babası Mustafa Kemal’dir.  152 ülkeden oluşan Unesco, üyelerine Mustafa Kemal Atatürk’ümün doğumunun 100. yılını hep birlikte kutlama önerisi yapar.

Birden çok genç olan İsveç delegesi ayağı fırlar ve şöyle der: “Ne yani dünyada bu kadar devlet adamı var, hepsinin doğum gününü böyle kutlayacak mıyız?” Bu kinayeli sözler üzerine hiç hazırlıksız, İsveç delegesinin o anda söylediği bu sözlere karşılık Rus delegesi ayağı fırlar, masaya yumruğunu vurur, 152 ülkeye karşı şunları söyler:

“Genç delege arkadaşım hepinize hatırlatmalıyım ki, Mustafa Kemal öyle sıradan bir lider değil, bırakın onu bir yıl anmayı her ülke her problemimizde çare olarak aramalıyız” sözlerini 152 ülkeye söyletebilen asrın lideridir Atatürk’üm.

atam2

Bu arada sonuç 152 ülke oy birliği kabul edilmiş, hatta Unesco metninde ilk ve tek olarak gösteriliyor, bu kadar oy aymış bir lider olarak yer almış Atatürk’üm. O muhteşem metne imzalar atılır. Hatta şöyle düşünebiliriz. İsveç delegesi nasıl oy kullandı acaba?

1981’de bu metne imzanın atıldığı gün mikrofona gelen İsveç delegesi, şunları söyler: Bu geçen sürede Atatürk’ü inceledim. Bütün ülkelerden özür diliyor ve ilk imzayı ben atıyorum.

İşte 152 ülkenin imzaladığı muhteşem metin: Atatürk kimdir?

Atatürk uluslararası anlayış, işbirliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün bir kişi. Olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir devrimci, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü. Bütün yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din ayrımı göstermemiş eşi olmayan devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu. İmza 152 ülke…

İşte benim Atatürk’ümü dünya böyle anmış, sizde bilin istedim sevgili okur.

Canım Atatürk’ümü ölümünün 78. yılında saygıyla ve özlemle anıyorum. Ruhu şad olsun.

By | 2016-11-11T00:29:34+00:00 Kasım 11th, 2016|Genel, İç Anadolu, Yurtiçi|4 Comments
  • MertOzan

    Ellerinize sağlık çok güzel olmuş yazınız

    • admin

      Teşekkürler kardeşim

  • Saliha Gördü

    Harikasın canim kızım.

  • Saliha

    Atamizi saygiyla her daim anacagiz.