Ayasofya’daki kapı duvar olur

/Ayasofya’daki kapı duvar olur

Ayasofya’daki kapı duvar olur

Muazzam bir tarihi içinde barındıran Ayasofya Camii, dünyanın en önemli şaheserlerinden biridir kuşkusuz. Sayısız efsaneye konu olan Ayasoyfa Cami’yi gezeceğiz. Aklımda deli sorular.

Efsaneye göre Ayasofya’nın toplam 361 kapısı var fakat bu kapılardan sadece 101’i diğerlerine göre büyük ve tılsımlı. Görelim bakalım.

Ayasofya efsaneleri yüzyıllar boyunca kulaktan kulağa yayılır durur.  Hatta İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.’de dünya mirasının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen Ayasofya’nın efsanelerini Kültür Medeniyet serisi kapsamında bir araya getirir.

Ben de bugün size işte o efsanelerden birini anlatacağım.

Çemberlitaş, Konstantin’in şerefine dikilen ilk anıtlarda, radyo dalgalarından biridir ve üzerinde imparatorun heykeli vardır.

Çemberlitaş’ı restore eden uzmanlar, radyo dalgalarıyla yaptıkları zemin taramasında, anıtın altında çok sayıda oda olduğunu tespit ederler.

Rivayete göre Kudüs’ten getirilen Hristiyanlığa ait emanetlerin Çemberlitaş’ın altında olduğu söylenir. Bazı tarihçilere göre bu kutsal eşyaların arasında kutsal kasede vardır.

Yine bir rivayete göre de, İstanbul düşüp Türkler Ayasofya’ya girdikleri sırada bir papaz vaaz veriyormuş.

Türkler’in geldiğini görünce vaaz kürsüsünde duran papaz, içinde Hz. İsa’nın kanının sunulduğu kutsal kaseyi Müslümanlar’ın eline geçmesini istemediği için alır ve bir kapıdan geçip gider.

Papazın kapıdan içeri girdiğini gören Türkler, peşine verirler. Ancak papazın gözden kaybolduğu yere gelince kapı yok oluverir, duvarla karşılaşırlar.

Bu işin sırrını çözmek isteyen Türkler, var güçleriyle duvara saldırırlar ancak sonuç alamazlar. Bunu gören Fatih Sultan Mehmet, “Ordumuzdaki duvarcı ustalarını çağırın şu duvarı yıksınlar, biz de görüp anlayalım, arkasında ne var.”, der.

Duvarcılar kazmalarını, demir çubuklarını, keskilerini alıp işe koyulurlar koyulmasına ama ne kadar uğraşsalar da duvarı yıkmayı başaramazlar. Sonunda bu işin bizim akıl erdiremediğimiz teknik bir sırrı olmalı mutlaka derler.

Padişah bunun üzerine  öfkelenir ve ustaları şöyle azarlar: “Sizin çözemediğinizi belki burada yaşayan burayı iyi tanıyan Bizanslı ustalar çözer.

Bu buyruk üzerine askerler Bizanslı ünlü duvarcı ustalarını bulup getirirler, ancak onlar da başarılı olamazlar.

Efsaneye göre papaz, Türkler’in eline geçmekten kurtardığı kutsal kaseye sımsıkı yapışmış bir durumda öylece beklermiş.

İstanbul günün birinde geri alınacak ve o zaman kapı kendiliğinden açılacak, papaz da oradan kürsüye çıkacak ve kutsal vaazlarına kaldığı yerden devam edecekmiş.

Ne dersiniz sizce de kutsal kase Ayasofya Cami’de uygun zamanı mı bekliyor?

By | 2017-04-07T11:14:10+00:00 Nisan 7th, 2017|Anasayfa, Genel, Marmara, Yurtiçi|16 Comments
  • ZUHAL CAFEROĞLU

    BU HİKAYEYİ DAHA ÖNCE HİÇ DUYMAMIŞTIM, İLGİNÇ…

    • admin

      Bana da ilginç geldi. Paylaşmak istedim. İlginize teşekkürler.

  • Hümay

    Enteresan. ..Çok teşekkürler ☺

    • admin

      Rica ederim. Sevgiler 🙂

  • Abdullah KARAGÖZ

    Çok ilginç benim diyen tarihçilerden duyulmamış bir hikaye.Ağzına.eline diline sağlık kardeşim.

    • admin

      Teşekkür ederim üstad 🙂

  • Ayse Konec

    Ben Boyle bir efsaneyi duymustum ama o kadar cok kapisi oldugunda duymadim. I’ll include

    • admin

      İlginizi çektiğine sevindim. Sevgiler 🙂

  • Sara Ballı Odabaş

    İstanbul tarihi her bakımdan çok köklü ve ilginç zaten..emeğine sağlık Bihter’cim👍

  • admin

    Sağolun beğendiğinize sevindim 🙂

  • Saliha Gördü

    Enteresan bir hikaye. Kimbilir belki de gercektir.

    • admin

      Belki de kimbilir

  • Merve

    Ayasofya harika.

    • admin

      Bence de canım

  • Serap

    İstanbul çok güzel çok

    • admin

      Gezilesi bir kent