İzmit 22 yıldır sabırla antik tiyatrosunu bekliyor

/İzmit 22 yıldır sabırla antik tiyatrosunu bekliyor

İzmit 22 yıldır sabırla antik tiyatrosunu bekliyor

Geçmiş bilinmezse, gelecek bilinmez. Geçmiş modern bir devlet kurmada en iyi örnektir der Mustafa Kemal Atatürk’üm. Anadolu ile Balkanlar arasındaki en kolay geçiş yolu üzerinde bulunması bakımından İzmit bölgesi kültürü tarihi açısından büyük bir öneme sahip olsa da arkeolojik açıdan çok az araştırılmış. Hala da ısrarla araştırılmamak konusunda direnen bir kent İzmit. Varın gelin birlikte geçmişe yolculuk yapalım. İzmit‘in sabırla tiyatrosunu beklediğine tanıklık edelim.

Roma, İskenderiye ve Antakya’dan sonra dünyanın 4. büyük kentiydi bir zamanlar İzmit. Roma döneminde en parlak günlerini yaşayan İzmit, o dönemlerde “Nicomedia” olarak anılıyor.

Yıl Milattan Önce 264. Rivayet odur ki: Bithynialı I. Nikomedes, yerle bir olmuş Astakos (Başiskele) antik kentinin yerine Astakos’un 6 km kuzeybatısında (bugünkü İzmit‘in merkezinde) yeni kent Nicomedia‘yı inşa ettirdi.

MÖ 74’te IV. Nicomedes, bölgesinde huzuru ve düzeni sağlamak amacıyla krallığını ölmeden önce Roma’ya bahşetti. Roma ise Nicomedia‘yı bir eyalete dönüştürdüğü Bithynia‘nın başkenti haline getirdi.

(Bithynia, bugünkü Kocaeli, Sakarya, Bolu, Bilecik, Bursa, Yalova illerini, İstanbul’un Kocaeli Yarımadası üzerindeki kısmını, Zonguldak ilinin batı yöresini kapsayan bölgenin adı imiş sevgili okur bilmem anlatabildim mi?)

Deniz taşımacılığının yıldan yıla artan büyük önemi nedeniyle bölgede çok sayıda liman kuruldu, gemi yapımı ile ilgili tershaneler inşa edildi.

İmparator Diocletianus’un İzmit‘te tahta çıkması ile Roma İmparatorluğu’nun en büyük ve önemli başkentlerinden biri olan Nicomedia Antik Kenti artık antik limanlarıyla da ön plana çıkan, Roma Donanması’nın üssü haline getirilen bir kent olmuştu.

Bu kadar büyük bir kentin elbette çok sayıda vazgeçilmez yapıları olacaktı. Sarayları, iç kale surları,, gymnasiumları, darphaneleri, tershaneleri ve tabiki antik tiyatrosu.

O dönemde yamaçlara inşa edilen, kendisini çevreleyen kent ve manzarası ile bütünleşen antik grekoromen tiyatroların en güzel ve ihtişamlı örneklerinden biri Nicomedia‘da yapıldı.

164 metre genişliği ve 60 metre yüksekliğinde olduğu tahmin edilmekte olup olasılıkla dünyanın en büyük antik tiyatrosu olarak gösterilen Efes’teki benzerinden bile büyüktü.

Yıl Milattan Sonra 1995. Anıtlar Kurulu Nicomedia Antik Tiyatrosu’nu tescil ediyor. Hemen arkasından Kültür Bakanlığı da bölgeyi 1. derecede SİT alanı ilan ediyor.

Yıl 2003, Anıtlar Kurulu Nicomedia Antik Tiyatrosu kararını revize ediyor, tiyatro alanı olarak görünen bütün kalıntıları tekrar tescil ediyor. Ancak nasıl oluyorsa antik tiyatro bir türlü literatüre giremiyor. Neden, çünkü il müze müdürlüğü kurulun kararlarına itiraz ediyor.

Yıl 2005 Kocaeli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Kurucusu Prof. Dr. Ayşe Çalık Ross Kültür Bakanlığı’nın izniyle ve bir bilim heyetiyle birlikte, Kocaeli ili ve ilçelerinde arkeolojik yüzey araştırmasını yapıyor. Ross, Antik Tiyatro  vurgusunu bir kez daha ön plana çıkarıyor.

Yıl 2011 Nicomedia Antik Tiyatrosu ile ilgili en ufak bir gelişme olmuyor nedense diyorum ve çalıştığım dergiye hemen bir haber yapıyorum. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin birkaç yıl önce başlattığı istimlak çalışmalarının bölge sakinlerinden gelen tepkiler nedeniyle askıya aldığını görüyorum. Haberimin ardından antik tiyatro yeniden gündemden düşüyor, konunun üzeri adeta kara toprakla kapatılıyor.

Yıl 2017 Antik Tiyatronun bulunduğu, İzmit’in en eski yerleşim yeri Orhan Mahallesi‘ne gidiyorum. Geziyorum. Değişen hiç birşey yok ne yazık ki Orhan Mahallesi‘nde. Özel mülkiyetlerin bahçelerinde antik tiyatronun merdiven basamaklarının üzerinde köpekler koşturuyor, tavuklar geziniyor.

Bakımsız viran evlerin içinde kaybolmuş gizli bir değer olarak duruyor İzmit iç kale surları ve antik tiyatromuz, sadece durmakla kalsa iyi gün be gün eksiliyor. Bakmaya kıyamıyor, Orhan Mahallesi‘nin haline çok ama çok üzülüyorum.

Mahalleli ile konuşuyorum. Lakin insancıklar evlerinin kamulaştırılmasından memnun değil. Bugüne kadar kamulaştırılan evlere ödenen bedeller oldukça düşük diyorlar. Hal böyle olunca Orhan Mahallesi halkı mağdur olduğunu düşündüğü için de yapılanlara razı olmuyor ve karşı durmaya bugün de devam ediyor.

Yıllar su gibi akıp geçip gidiyor sizin anlayacağınız sevgili okur. Bir gelişme yok çünkü, Orhan Mahallesi’nde ruhsatsız kaçak yapı sahibi olanlar  var olduğu gibi evlerini pahalıya pazarlamak isteyip de ortalığı karıştıranlarda mevcut. Bölgeye yeni yeni evler inşa edilmiş. Yapılaşma had safhada çoğalmış. Lüks lüks yapılan, kentin manzarasına hakim, yeni yerleşimler tarihin üzerini hızla örtüyor. Görünce kahroldum. İç kale surlarına bu kadar yakın yeni yerleşimleri, aşağıdaki fotoğrafta görebilirsiniz. Yazık çok yazık.

Arkeolojik olarak önemli bir kent olan İzmit, Roma antik dokusunu değerlendirip, turizme açsa kentimiz turist akınına uğrayacak. Ancak, çözüm odakları konuyla ilgilerini kesmişler. Öncelikleri turizm değil gibi görünüyor.

Halbuki bu proje hayata geçse İzmit kazanacak. Fakat  benim gözlemleyebildiğim koskoca 22 yılda kentimizin bu konuda geldiği nokta, iki ileri bir geri, iki ileri bir geri hamleler yaparak, sadece birşey yapıyormuş gibi görünmek oldu. Oysaki bütün sıkıntılarımızın çözüm yolu turizmden geçiyor. Niçin çözümsüzüz anlam veremiyorum.

Devletimizin kültürel politikaları doğrultusunda yönetim kademelerinin siyasi kararlarına bağlı keyif bekliyoruz sanırım.

Sesimi duyan var mı?

By | 2017-08-27T14:31:25+00:00 Ağustos 27th, 2017|Anasayfa, Genel, Marmara, Yurtiçi|34 Comments
  • Nadire Ozmetin

    Ne söylesen haklısın canım bir İzmitli olarak tarihi değerlerimize sahip çıkamıyoruz malesef

    • admin

      Malesef öyle ve yıllar yıllar geçiyor.

  • Ilknur bircihan ozgenc

    Umarimm sesinizi duyan olur;kaleminize saglik bihter hanim.

    • admin

      Umarım olur. Teşekkürler

  • Kesinlikle katiliyorum.. Tarihiyle ve kültürüyle de Kocaeli marka ilimiz olabilir,turizme açılabilir.De,bunun farkında olan yerel yöneticiye ihtiyaç var ve var mi?Tabii ki bu farkindaliligi yaratacak araştırmacı yazarlara ihtiyaç var.Neyse ki Bihter hanim gibi araştırmacılar var…

    • admin

      Teşekkürler sevgili hocam.

  • MUSTAFA

    İzmite gelip suyunu içip buradan ayrılabilen çok azdır ve tarihi boyunca 7 kez depremlerle yerle bir olup son depreminde 50 yıl hiç yerleşim olmayan her yerden tarihin fışkırdığı ancak tarihin bu kadar değersiz olduğu bi kentte olmak üzüyor malesef

    • admin

      Kesinlikle hemfikirim.

  • Arif Akifoğlu

    Haklı sesiniz duyulmaz Çünkü bu kentin kaderi acımasız bir şekilde tarih ve kültür mirası yok farzedilerek sanayi kenti olarak çizilmiş ve bu doğrultuda turizm tarih ve kültür mirası bile bile sahiplenilmemistir Sevgi ile, umarım yazdiklariniz akılları başa getirir…

    • admin

      Umarım

  • fatih

    Bihter Hanım, dilerim tarihimiz bir gün sizin sayenizde gün yüzüne çıkabilmeyi başarır. Emeğinize sağlık. İyiki varsınız.

    • admin

      Teşekkürler

  • Ayşegül Yiğit

    Tarihi yerlere ve güzelliklere sahip çıkmalıyız.Çok güzeldi☺

    • admin

      Sağol canım

  • Veysel

    Tebrikler çok güzel bir yazı olmuş İzmit i yönetenler umarım duyarlı olur

    • admin

      Duyarlı olmalarını diliyorum 😊

  • Eyüp Cüce

    İnşallah bir gün o tiyatronun açılışını görürüz. Belge niteliğindeki resimler ve harika bilgiler için teşekkürler Bihter hanım.

    • admin

      Rica ederim üstad 😊

  • Nilgün Özyuva

    Ellerine ,kalemine sağlık Bihtercim,umarım bu tarihi yapı en kısa zamanda gün ışığına çıkar!AVM lerden sıra gelirse tabii!

    • admin

      Teşekkürler 😊

  • izmitin tarihi sürekli depremlerle yok oluyor, kalanlarıda sağolsun bizim milletimiz yok ediyor, binlerce yıllık tarihi olan şehre geldim güya, tarihi eser yok denecek kadar az.

    • admin

      Öyle malesef

  • Nursen Gordu

    Çok güzel konulara değinmişsin burası Türkiye tarihi yok etmek için ellerinden geleni yapıyorlar malesef sür da olduğu gibi Hasankeyf gibi dilerim bir an önce sesini duyarlar

    • admin

      Umarim duyarlar

  • Müjgan

    Tarihimize sahip çıktığın için teşekkürler umarım sesimiz duyulur Bihtercim kalemine sağlık.

    • admin

      Desteğin için teşekkürler canım

  • fulten

    ah bihter ciğim aahhhh…..ülkemiz öyle bir konumda ki,toprağı sıksan şüheda ve tarih medeniyet fışkırıyor………bir de bende takıntı haline gelen bir yer var,bilmem orayı gördün mü ? izmir den marmaris e giderken,çine yakınların da kayalıklar var,muhteşem görüntüler……yanılmıyorsam karia yla bağlantılı bir durum…..mağaralarda ki duvarlarda çok eski dönemlerden duvar çizimleri var ve cnn deki yeşil doğa adlı program sunucusu ,oranın belediyesinin bu resimleri deterjnlı sularla yıkatmaya kalkıştığını anlatmıştı…..oralardan geçerken ahşap platformlar ve projektörlü aydınlatmalat hayal ederim,:ne güzel olurdu diye….kayalar ayrı ayrı doğa sanatı harikaları….görmek lazım….dikkatinden kaçmazdı senin ve belkide dağarcığına atmışsındır,kimbilir ?????

  • admin

    Marmaris’e en kisa zamanda gitmek istiyorum. Notumu aldım bilgi için teşekkür ederim. Sevgiler 😀

  • Erdoğan Davut

    Sevgili Bihter,
    Yazını zevkle okudum..umarim çağrına yetkili merciler kulak verirler.toprak altında kalan değerler gün yüzüne çıkartılarak kentimiz İzmit hak ettigı marka sehir olur..yüregine saglik

  • F.Ayşegül Tahincioğlu

    Bravo harika yazı.

  • Zuhal

    Tarihi gormek icin kilometrelerce ileriye gitmeye gerek yok aslinda tarihin icinde yasiyoruz ama goremiyoruz carpik yapilasmadan maalesef 😔

  • Ayşegül Tahincioğlu

    Harika bir proje. Umarım en kısa zamanda gerçekleşir.

  • Sukran Babür

    Antik kentleri gezmeyi çok severim. Dilerim İzmit’teki antik tiyatro da en kısa zamanda gün yüzüne çıkar.

  • zafer gördü

    İzmit turizm açısından kendini geliştirmeye pek açık değil malesef. Yazıklar olsun.