Batı Karadeniz Turu’nda Uluslararası MICE Derneği ile yolculuk

/Batı Karadeniz Turu’nda Uluslararası MICE Derneği ile yolculuk

Batı Karadeniz Turu’nda Uluslararası MICE Derneği ile yolculuk

Seyahat etmek bir tercih değil, sizin için bir ihtiyaç halini almışsa, her seyahatten döndükten sonra, bir sonraki seyahatinizin heyecanını duyar olmuşsanız, normal insanlar yılda 1-2 kez seyahat etme planı yaparken, siz her ay hiç görmediğiniz bir yere seyahat etme planı içindeyseniz, güne sosyal medya hesaplarınıza bakarak başlama yerine uçak firmalarının web sitelerine girerek başlıyorsanız tebrikler siz de benim gibi iflah olmaz bir seyahat bağımlısısınız.

Peki neden sürekli seyahat etme isteği içindeyiz dersiniz? Hepimiz bu hayatta dünyadan geçen bir yolcu değil miyiz? Nedir birbirimizden farkımız? Kimbilir, belki de tutkularımız. Her yeni seyahatimizde yeni umutlar, yeni sevinçler, yeni heyecanlar gizli ve onların peşinden gideriz belki. Bazen kendimizi kaybetmek, bazen de kendimizi bulmak için seyahat ederiz belki de ne dersiniz? Siz söylediklerimi düşünedurun ben sizleri bugün Batı Karadeniz kıyılarından, Ilgaz Dağı eteklerine götüreceğim.

Gecenin karanlığında İzmit‘ten yola çıktım, sabahın ilk ışıklarıyla beraber İstanbul’a ulaşmıştım. Kadıköy Evlendirme Dairesi’nin önünde tadımlık Batı Karadeniz Turu ekibiyle buluştum. Seyahatlerimin en güzel yanı yeni dostluklara gebe olması, lakin itiraf etmeliyim ki ilk defa bu kadar keyifli bir ekiple yolculuk ediyordum. Sanki yol arkadaşlarımı yıllardır tanıyordum. Gezimizin daha ilk saatlerinde hissetiklerim bir bakıma, Batı Karadeniz Turumuzun nasıl harika geçeceğinin sinyallerini veriyor gibiydi.

Keyifli otobüs yolculuğumuz esnasında Fatih Sultan Mehmet Han’ın fermanı ile saray mutfağını kuran Mengenli Yakup Ağa’dan günümüze mutfak dünyasına kazandırdığı aşçılarıyla ünlü Bolu Mengen ve  savaş döneminde İngilizler’e esir düşen Ali Rıza Bey’in yaptığı sanat eseri bastonlarıyla meşhur Zonguldak Devrek üzerinden geçip Bartın’a vardık.

Homeros İlyada destanında, Truva kentini korumak için Anadolu’dan gelen cengaverlere Parthenios Irmağı’nın suladığı ülkeden yiğitlerin katıldığını anlatır.  Antin çağda, Parthenios adı verilen Bartın Irmağı’nın kenarında kurulan Bartın kentinin Parthenia adıyla anıldığı ve zamanla Bartın’a dönüştüğü kentin içinden geçip Amasra’ya doğru yol alıyorduk.

Anadolu‘daki tek yol anıtı olan, üzerinde yazılan kitabelerden anlaşıldığı üzere devletlerarası barış ve dostluk anısına yapılan dinlenme yeri olan Kuş Kayası Yol Anıtı’nı da gördükten sonra, Bartın’ın antik değerlerinin en fazla görüldüğü ilçesi Amasra’da mola verdik.

Batı Karadeniz’de minik bir liman kenti olmasına bakmayın siz Amasra’nın, o aslında 1942 yılında Türkiye’nin ilk turizm beldesi olma ünvanına sahip. Adeta bir doğa cenneti olan Amasra, dinginliği ile geçmişten günümüze güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş gibi. Bunu da nereden çıkarıyorsun demeyin, gezintim esnasında sohbet ettiğim insanlarının sıcak, samimi sohbetlerinden anlıyorum.

Masalsı liman kenti Amasra’ya gelmişken, haliyle ilk başta balık yemek geliyor insanın aklına, ekiple beraber soluğu enfes bir manzaraya sahip Çeşm-i Cihan Restaurant’ta alıyoruz. Amasra’da günlük tutulan taze balıklar, balığın cinsine ve sizin isteğinize göre pişirilip servis yapılıyor. Lakin siz yine de Karadeniz’de olduğunuzu unutmayın ve en güzel hamsiyi burada yiyin. Balığın yanında da muhakkak, ünü ülke sınırlarını aşmış, şık sunumuyla servis edilen leziz mi leziz Amasra Salatası’nı tatmadan oralardan dönmeyin.

Kendimize çektiğimiz enfes balık ziyafetinin ardından Amasra’yı gezmeye koyulduk. Önce Amasra Müzesi’ni gezdik, Çekiciler Çarşısı’ndan alışveriş yaptık, Tavşan Adası’na karşı fotoğraf çektik, Tarihi Kemere Köprüsü’nden geçip gidip, Ağlayan Ağacın gölgesinde soluklanıp, bol köpüklü Türk Kahvemizi içtik. Tüm bunları deneyimlerken bir de baktık ki güneş batıyor. Amasra’da günbatımının eşsiz renklerini yanımıza alıp, yeniden yola koyulduk.

Gezimizin ilk gününü sonlandırmak üzere, dünyada ender bulunan doğal ve kültürel değerlere sahip Ilgaz Dağı Milli Parkı içindeki Ferko Ilgaz Mountain Hotel Resort’a vardık. Turizm sektörünün deneyimli ismi Genel Müdür Bilge Kasırga’nın güleryüzlü ekibi tarafından karşılandık.  Nefesimizi kesecek güzellikte bir doğanın ve huzurun adresi olarak gösterilen Ferko Ilgaz Mountain Hotel Resort’ta artık kendimizi uykunun kollarına bırakacaktık.

Odama çıktım. Ancak yatağa uzanır uzanmaz uyuyamadım. Zihnim günün kritiğini yapmakla meşguldü. Kendisine hadi uyuyalım dedim, lakin o konuşmaya devam ediyordu. Gecenin karanlığında zihnimi uyumaya ikna edemeyince, usulca yanına sokulup onu dinlemeye koyuldum.

İşte fısıldadıkları: “Yolculuklar yaparak, dağları, denizleri, sınırları aşıyorum, farklı kültürler ve  farklı inançlarla buluşuyorum. Katettiğim mesafelerden ziyade, edindiğim dostluklar benim ölçü birimim. Çünkü insan insanla tamamlanır felsefemi yanıma alıp, tutkularımın içinden geçtikçe anka kuşu misali küllerimden yeniden doğmayı başardığımı hissediyorum.

Gördün mü bitter, tüm bu duygu ve düşünceler içinde iken sen, evren de senin düşüncelerini baz alarak hazırlıklarını yapıyor. Düşündüklerini birbir karşına çıkarıyor. Misal tadımlık Batı Karadeniz Turu’mda Uluslararası MICE Derneği ile tanıştım.

Tam ismi Meeting, Incentive, Congress, Events olan, toplantılar, teşvik gezileri, kongreler, sergiler anlamına gelen MICE, kurumsal organizasyonlar yapan devasa bir sektör. Sektörde kimler mi var?

Mice yapan acentalar, oteller, havayolları, teknik dekor, çeviri, ozalit, insan kaynakları, yüzer tesis işletmeleri, kafe, bar restoran, çevirmenler, rehberler, piknik mekanları, bilişim firmaları, prodüksiyon, outdoor, sanatçı menajerliği firmaları, bir çırpıda yazabildiklerim bunlar. İşte bu devasa sektörün müthiş dinamik, enerjik ve sürekli üreten bir derneği varmış. Hem de dünyada ülkemizde kurulan ilk Uluslararası MICE Derneği.

Bu dernek genç, dinamik ve üretken beyinlerden oluşuyor ve sektör ile paydaşları için sürekli üretiyor. Neler mi yapıyor, mesela sektör paydaşları için network geceleri, b2b toplantıları, fam tripler ve eğitimler gerçekleştiriyor. Özel sorumluluk projelerinin içinde yer alıyor. Sektöre dair iş ilanları ve kariyer haberleri yayınlıyor. Dedim ya sürekli fayda üretiyorlar.

Ne mutlu sana ki bitter Uluslararası MICE Derneği ile yolların kesişti. O zaman ne yapacaksın bundan sonra üretken Uluslararası MICE Derneği’nin peşini bırakmayacaksın. Sürekli kendilerini takipte kalacaksın. Elinden gelen desteği sunacaksın. Haydi bakalım yolun açık olsun. Renkli rüyalar.”

Uzun zamandır kuş cıvıltıları eşliğinde uyanmamıştım. Gece çok geç uyusam da erkenden gözlerim açıldı. Hayır hayır rüya değildi. Camdan baktım, evet evet hala Ilgaz Dağı eteklerindeydim. Uluslararası MICE Derneği’nin organize ettiği Batı Karadeniz Turu’nun ikince gününe merhaba demek için hazırdım. Ya siz hazır mısınız?

 

 

 

By | 2017-12-08T19:41:01+00:00 Aralık 8th, 2017|Anasayfa, Genel, Karadeniz, Yurtiçi|8 Comments
  • Mert Ozan Gördü

    Harika bi yazı daha okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum emeğinize sağlık başarılarınız daimi olsun

  • Yasemin Yılmaz Atmaca

    Çok güzel bir betimleme olmuş okurken bile sanki tarihte ufak bir tur attım. Tebrik ediyorum her defasında bir sonrakini heyecanla bekliyorum. 💜

  • Nurşen Gördü

    Bihter çok güzel bir yazı olmuş çok güzel anlatmışsın.MICE derneğinide bencede bırakma. Emeğine sağlık

  • Fatih Babür

    Batı Karadeniz’i henüz görmedim. Ancak sayenizde sizinle birlikte gezmiş oluyorum. İnşallah günün birinde sizinle birlikte gezmek de nasip olur. Teşekkürler

  • Serap Gürsoy

    Bihterciğim merhaba. Senin kadar olmamakla birlikte ben de bir gezi koliğim. Yazını çok beğendim. ‘Yaşar’ mış gibi yazıyorsun ve dolayısıyla okuyanlara da yaşatıyorsun. Güzel ve sıcak bir üslup. Devamını bekliyorum, tebrikler ve sevgiler.

  • Nazim Çelik

    yine mükemmel bir yazı, yine güzel bir gezi yazısı. Bizlere yaşattıklarına ve kattığın değerlere teşekkürler

  • Şaman N. Sezeralp

    Sayenizde MICE adlı bu kuruluşu tanıdım.teşekkürler

  • Fulten Geyikler

    bihterciğim,henüz okuma fırsatı bulabildim ve hemen paylaştım…yine her zaman ki gibi oralara götürdün bizi,teşekkürler…ha bu arada bilge kasırga benim kızım sayılır,kızımın çocukluk arkadaşıdır….sevgiler…fırsat buldukça okuyorum bölüm bölüm…benim yerimede gez…. <3